Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Başkanı Yasin Kadri Ekinci, “Türkiye’de at yarışı sektörünün büyüme oranı 2016 yılına göre, bugün itibarıyla yüzde 11,56 civarında.

Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Başkanı Yasin Kadri Ekinci, “Türkiye’de at yarışı sektörünün büyüme oranı 2016 yılına göre, bugün itibarıyla yüzde 11,56 civarında. Bu artışın yıl sonunda aynı şekilde devam edeceğini öngörüyoruz.” dedi.

Atçılık sektörünün ülke ekonomisine katkıları ve gelecek dönem hedeflerinin paylaşıldığı toplantı Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Başkanı Yasin Kadri Ekinci, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Geleneksel Spor Dalları Başkanı Dr. Hakan Kazancı ve Türkiye Binicilik Federasyonu Başkanı Atıf Bülent Bora’nın katılımıyla Okçular Vakfı’nda gerçekleştirildi.

Toplantının açılışında konuşan Ekinci, sektörün mevcut durumuna ilişkin bilgi verdi. Ekinci 3 başkan olarak, 2 senedir atçılıkla ilgili çalışmalar yaptıklarını belirterek, atla zaman geçirmenin yararları hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Türkiye’de hipodromlarda 2015 yılından bu yana atla terapi konusunda hizmet verdilerine işaret eden Ekinci, şunları söyledi:

“Böylece konuşamayan ve yüreyemeyen çocukların iyileştiğine şahit olduk. Şu an 4 hipodromda hizmet veriliyor. Haftada 550 kişi bu tesislerde hizmet alıyor. Tesislerimizde serbest biniş de yaptırıyoruz. Her hafta 500 kişi, 4 hipodromda ata biniyor. 1 Kasım’dan itibaren ise önce İstanbul, sonrasında ise Ankara’da hafta sonu 8-10 ve 10-12 yaş grubundaki çocuklara kurs açmaya karar verdik. Atçılık sektöründe 70 bin liralık yatırımla istihdam sağlıyorsunuz. En az bedelle en çok istihdam yaratılacak sektörlerden biri. Bu sektörün gelişmesi Türk ekonomisi için de önemli.”

Ekinci, Türkiye’nin yarışçılıkta 2015’e kadar satışlarını en çok artıran ülke olduğunu anımsatarak, son 2 yıldır Avustralya’nın Türkiye’yi geçtiğini aktardı.

Sektörün büyümesi için mevzuat düzenlemelerinin önemine dikkati çeken Ekinci, 2023 yılında sektörün Gayri Safi Milli Hasıla’daki payını üç katına çıkarmayı, koşan 6 bin at sayısını 9 bine, hipodrom sayılarını 9’dan 13’e ve istihdamı da 3 yüz binden 450 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

” Futbolla at yarışçılığı arasında yaratılan rekabet ve fark kapatılmalı”

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekinci, sektörün büyüme potansiyelinin ortaya çıkarılması için neler yapılması gerektiğine yönelik soruyu şöyle yanıtladı:

“Şu an ekonomik değeri yaratan, lokomotif olan yarışçılık. Dolayısıyla yarışçılıkta yaratılacak kaynakla sektörü büyütmek mümkün. Bugüne kadar futbolla at yarışçılığı arasında yaratılan rekabet ve fark kapatılmalı. 2007 yılında çıkan Şans Oyunları Kanunu’ndan bugüne iddaa ile at yarışları arasında 7 puanlık fark var.

At yarışlarında 33 pay kamuya ödeniyor, 26 pay sektörde kalıyor. İddaa’da ise 33 payı iddaa kullanıyor, 26 pay kamuya gidiyor. Aradaki 7 puanlık fark, sektörün geçen 10 yılda kaybettiği yaklaşık 1 milyar dolara denk geliyor. Bu haksızlığın giderilmesi, kaynağı çok çabuk yerine getirir. Bu düzenlenmenin bize hemen yüzde 36’lık kaynak artışı yaratır.”

Ekinci sektörün büyüme oranına da değindi. Şu an itibarıyla 2016 yılına göre yarış sektörünün yüzde 11,56 civarında büyüdüğünü dile getiren Ekinci, yıl sonunda aynı büyüme oranlarının devam edeceği öngörüsünü paylaştı.

Sektörde kadın istihdamının artırılması adına önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Ekinci, şu bilgileri verdi:

“Kadın istihdamı bizim için çok önemli. Bununla ilgili yaklaşık 2 senedir çalışıyoruz. Bu sene mart ayında Elazığ’da 36 kadınımız seyis lisansı aldı. Bunların 13 tanesi hipodramlarımızda çalışıyor. Dünyada yüzde 90’lar mertebesinde kadın seyis varken, Türkiye’de tamamen erkek egemen bir poziyondaydı. Elazığ dışında, hipodrom olan 8 şehirde kursları başlattık. Şu an 200 civarında kadınımız kasım sonu itibarıyla lisans alacak. Onları da hipodromlarımızda ikame etmek üzere her türlü tedbiri almış durumdayız.”

“Varlık Fonu Türkiye’nin değerlerini yükseltmek için kurulmuş bir fon”

Ekinci at yarışları ve şans oyunlarına ilişkin lisans haklarının 49 yıllığına Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“01.01.2018 itibarıyla, at yarışlarının ve müşterek bahislerin düzenlenmesi yetkisi, lisans hakkı Varlık Fonu’na devredilmiş durumda. Varlık Fonu, Türkiye’nin değerlerini yükseltmek için kurulmuş bir fon. Bugüne kadar bürokrasi dolayısıyla bazı büyümelerin yavaş gitmesinin egale edileceği, daha kolaylaştırılacağı bir model olacağını umut ediyorum. Varlık Fonu’nun bu sektörü büyüteceğine inanıyorum. Geleceğin daha umut verici olduğunu umut ediyorum.”

“Geleneklerimize ait sporların Türk vatandaşlarına tanıtılması için çalışıyoruz”

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Geleneksel Spor Dalları Başkanı Dr. Hakan Kazancı, yeni bir federasyon olduklarını belirterek, “Dünya Etnospor Konfederasyonu ile 2 yıldan bu yana geleneklerimize ait olan sporların Türk vatandaşlarına tanıtılması için çalışıyoruz. Bunu bir nevi başardık. İnşallah artırarak da devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1 milyondan fazla at bulunmasına karşın şu an bu sayının çok az olduğunu vurgulayan Kazancı, şunları kaydetti:

“Tamamen yok olmuş bir ırkın ortaya çıkarılması için Türkiye Jokey Kulübü ve Türkiye Binicilik Federasyonu ile yeni bir konsorsiyum oluşturuldu. Yakın zamanda bu projeyi de kamuoyuyla paylaşacağız. Bu projede at ile alakalı her sorunun çözülebileceği bir sistem kuracağız. Kısa sürede bu projeyi de hayata geçirmek istiyoruz. Basının da bize bu konuda destek olmasını rica ediyoruz. Bize ait olan sporlara sahip çıkmak ve atçılık sektörünü ön planda tutmak bizim temel görevimiz.”

Türkiye Binicilik Federasyonu Başkanı Atıf Bülent Bora da, atçılığın ölçülemeyen sosyal katkısının ekonomik katkısının çok çok üstünde bir değer ifade ettiğini söyledi. Pahalı imajının doğru olmadığını belirten Bora, bu kapsamda Türkiye’deki çalışmalar konusunda bilgi verdi.

Bora at yarışlarının ve müşterek bahislerin düzenlenmesi yetkisinin Varlık Fonu’na devrine ilişkin,”Varlık Fonu’na devredilmesi yerine Spor Bakanlığına bağlanması daha da iyi olur.” yorumunda bulundu.

“Türkiye’de şu an safkan 42 bin at bulunuyor”

Toplantı kapsamında Deloitte tarafından gerçekleştirilen “Atçılık sektörü ekonomik etki analizi” çalışma sonuçları da paylaşıldı. Araştırmaya göre, Türkiye’de şu an safkan 42 bin at bulunuyor. Sektör 84 bin kişiye istihdam sağlarken, yıllık ekonomiye katkısı ise 2,3 milyar lira olarak ölçüldü.

Verilen bilgiye göre, 2023 yılında atçılığın 120 bin kişiye istihdam sağlaması ve oluşturduğu çarpan etkisiyle 430 bin kişiye geçim sağlaması hedefleniyor.

Atçılık sektörünün ülke ekonomisine doğrudan harcamalar yoluyla yapmış olduğu 1 milyar 154 milyon liralık katkının 1 milyar 23 milyon lirası yarış atçılığı faaliyet kolundan geliyor. Yarış atçılığı, sektörün yüzde 89’luk kısmını temsil ederken, 2015 yılında yarış atçılığı sektöründen elde edilen gelirin 1,2 milyar lirası kamu bütçesine aktarıldı. Bu rakamın 2023 yılında 2 milyar lira olması bekleniyor.