Spread the love

_____________________________________

[corner-ad id=1]

Türk yarış tarihi boyunca Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetişen birçok efsane at, yarış pistlerine ”altın nal” izlerini bıraktı.

Şimdi ise son dönemde yarışseverlerin gönlünde taht kuran Özgünhan, Onurkaan, Ateştopu ve Gobakbey gibi atların damızlık olarak kullanıldığı Sultansuyu Tarım İşletmesi’ndeki yarış atlarının tayları doğum mesaisi yaşıyor. Her doğan yeni bir tayın önce DNA testi yapılıyor ve soy kütüğü tutuluyor. Böylesi bir eşleme tabi tutulmayan tay ne yarış atı olabiliyor, nede damızlık olarak kullanabiliniyor.

Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi, Türkiye’nin Arap yarış taylarının yetiştirildiği önemli merkezlerden birisi durumunda. Burada artık takvim yapraklarına bağlanmış bir süreç saat gibi işliyor. 15 Ocak-15 Haziran arası yeni taylar için tatlı bir doğum mesaisi yaşanırken, diğer yandan bir önceki yıl doğmuş olan tayların yetiştirilerek Temmuz ve Eylül aylarında at severlerin beğenisine sunulmasının süreci yürütülüyor. Pistlerden emekliye ayrıldıktan sonra damızlık olarak kullanılan aygırlar ile kısrakların bakımının yine özenle yürütüldüğü Sultansuyu’na giriş ve çıkışta, saatin her dakikasında konuşan tek kelime, “At” olarak kalıyor bilinçaltında.

SARAYDAN PİSTLERE GİDEN SÜREÇTE ATCILIK Akçadağ ilçesinde 1865 yılında ‘Sultansuyu Çiftlikat-ı Hümayun’ adı ile kurulan; kuruluş yıllarından beri atçılık yapılmakta olan Sultansuyu Tarım İşletmesi; Osmanlı Sarayının ve ordunun at ihtiyacını karşılamaya yönelik yetiştirme faaliyetleri, zamanla teknolojinin ilerlemesi ile atın iş, ulaşım ve savaş aracı olarak kullanılmasındaki önemini azaltınca, geleneksel ata sporumuz olan at yarışları için Safkan Arap Atı yetiştiriciliğine yöneldi.

Türk yarış tarihi boyunca Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetişen birçok efsane at, yarış pistlerine ‘altın nal’ izlerini bıraktı. Şimdi ise son dönemde yarışseverlerin gönlünde taht kuran Özgünhan, Onurkaan, Ateştopu ve Gobakbey gibi atların damızlık olarak kullanıldığı Sultansuyu Tarım İşletmesi’ndeki yarış atlarının tayları doğum mesaisi yaşıyor.

Efsane yarış atları arasında yer alan Özgünhan, Onurkaan, Ateştopu ve Gobakbey, gibi yarış pistlerinde isim yapmış atların yanında Tümözbey, Ateştopu, Ufukbir, Karayağız, Özduran, Yelgeçen, Kafkasşahı, Tıgres Lıght gibi damızlık kadrosunda yer alan aygırların tayları özenle büyütülüyor.

13 bin 500’ü at yetiştiriciliği olmak üzere 25 bin dönümde hizmet veren Sultansuyu Tarım İşletmesi, babaları şampiyon olan yeni tayları karşılaşmanın mutluluğunu yaşıyor.

Damızlık kadrosu önemli soy kütüğüne sahip yarış atlarının yer aldığı Sultansuyu Tarım İşletmesi Arap yarış tay yetiştiriciliğinde önemli bir merkez olmayı başardı ve her yıl yaklaşık 100 Arap yarış tayını at severlerle buluşturuyor.

Yarış atları daha tayken soy kütükleri oluşturuluyor ve mikro çip takılıyor. Tay iken soy kütüğü yapılmayan ve DNA analizleri yapılmayan atların yarış atı olarak kullanılması ise mümkün değil.

BU YIL 110 TAY OLACAK… TİGEM Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde görevli Radyoloji Teknikeri Hasan Hüseyin Çalışkan, “Taylarımız Ocak ayında doğmaya başlıyor. Gebe kısraklarımızı tavlasına getiriyoruz. Gebelikleri süresince bu tavlada bulunuyorlar. Ocak ayında da doğumlar başlıyor. Şuanda 50 tane tayımız doğdu. 29’u erkek, 21’i dişi olmak üzere. Bunların bakımları özenle titizlikle şuanda yapılıyor bir bebek gibi. Şuanda 60 tane daha doğacak tayımız var. Onlarda Mayıs ayına kadar devam edecek doğumlar.” dedi.

Çalışkan, “İlk geceden itibaren doğar doğmaz locaya alınıyor. 4-5 gün tay kendine gelene kadar, anne kendisini toparlayana kadar orada bakımları beslenmeleri yapılıyor. Daha sonra sürünün içerisine katılarak normal bakım gerçekleştiriliyor. Her gün tavlanın temizliği, yemlemesi yapılıyor. Taylar, gündüz hava güzel olduğu sürece anneleri ile beraber dışarıda çayırlarda, meralarda gezebiliyorlar.” şeklindeki bilgileri verdi.

TAYLAR 8 AY ANNELERİ İLE BİRLİKTE… Doğum yapan kısrakların ve doğan tayların bakımlarının en iyi şekilde yapıldığını anlatan Radyoloji Teknikeri Hasan Hüseyin Çalışkan, “Günlük tedavileri ve muayeneleri gerçekleştiriliyor, hem tayların, hemde annelerinin. Annelerde doğum yaptıktan sonra tekrar gebe kalması için hazırlanıyorlar. Onların sürekli takibi oluyor. Uygun olduğu zamsan çiftleştirilerek gebe kalmaları sağlanıyor. Bu sezon boyunca devam ediyor. Tabi 15 Ocak, 15 Haziran tarihleri arasında bu şekilde devam eden bir süreç var. Taylarımız yaklaşık 7-8 ay anneleri ile beraberler. Anne sütüyle besleniyorlar. Tabi 1 aydan itibaren normal yemde yemeye başlıyorlar. Onların ayrıca yemleri de hazırlanıyor. 8 ay sonra annelerinden ayrılarak, artık kendi başlarına yaşamaya başlıyorlar.” diye konuştu.

HER TAYIN SOY KÜTÜĞÜ TUTULUYOR “Taylardan Kan alınıyor, DNA analizi yapılıyor. O sırada mikro çipleri takılıyor. Hepsinin bir kimliği, soy kütüğü var.” bilgisini paylaşan Çalışkan şunları söyledi:

“Her sene genel müdürlükten gelen bir heyet, yarış atı olacak, yada damızlığa ayrılacak tayların seçimini yapıyorlar. Genelde ortalama 80-90 civarında satışımız gerçekleşiyor. Bunun yanında hangi aygır, hangi kısrakla çiftleşecek, bununda seçimi yapılarak, bir sene önceden belirleniyor, hangi kısraktan kimin yavrusu alınacağı. Daha çok soy kütüklerine bakılıyor. Yakın akraba olmamasına dikkat ediliyor. Uygun daha verimli yavru verebilecek çiftler seçilmeye çalışılıyor. Her atın soy kütükleri var. Bunlar doğduktan sonra mesela kanları alınarak DNA analizleri yapılıyor. Her taya mikro çip takıyoruz, tanınmaları için. Bunlar Yüksek Komiserler Kurulu’na gönderilerek onaylanıyor. Taylar tescillenmiş oluyor bu şekilde. Yarış hayatına girebiliyorlar, yada damızlık olabiliyorlar. Bu süreç gerçekleşmezse yarış atı yada damızlık olamıyorlar.”

FOTO: Ferdi DURDU]]>

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir